Rapora göre Amerika’da yaşayan Türk Doktorlar Birliği’ne kayıtlı tam 1.150 doktor bulunuyor. Onlar artık Amerika’da gelenekselleşmiş “en iyi doktorlar” sıralamasına kolaylıkla giriyor. Biri, modern dünyanın hastalığı obezite ile ilgili çalışıyor, bir diğeri beyin kanamalarının, karaciğer naklinin, sindirim hastalıklarının tedavisinde çığır açıyor. Harvard, Cornell, Yale, John Hopkins gibi hastanelerinin en önemli isimlerinin başında modern dünyanın İbni Sinaları olan Türkler geliyor. Onlar ki, çalıştıkları hastanelerin girişine artık Türk Bayrakları çektiriyor, İstiklal Marşımızı dinlettiriyor. Gazi Yaşargil, Mehmet Öz, Gökhan Hotamışlıgil, Münci Kalayoğlu ve daha nice doktorumuz yabancı ülkelerde göğsümüzü kabartıyor ancak, bu tablo beyin göçünün Türkiye fotografını en acı biçimde gözler önüne seriyor.
|
TÜRK BEYİN GURBETÇİLERİ
Prof. Dr. Muzaffer Şerif: Sosyal Psikoloji alanında dünyada otorite Psikoloji kürsüsü Öğretim Üyesi Dr. Muzaffer Şerif Güneydoğu Anadolu’da köylüler arasında yaptığı bilimsel araştırmaları esnasında zamanın yönetimi tarafından gözaltına alınır. Emniyette sorgu-sual, mahkeme derken derdini kimseye anlatamaz. Bu yetenekli beyini ABD görür ve derhal sahip çıkar. Adına Enstitü kurar. Ölümü üzerinden yıllar geçmesine rağmen Muzaffer Şerif Sosyal Psikoloji bilim dalının dünyadaki en etkili tek ismi olarak kalır. Günümüzde kullanılan psikoloji kavramlarının isim babası olur. Fakat bu büyük beyin artık bizim değildir. Çünkü bu gerçek bilim adamımız ABD vatandaşıdır ve soyadı da SHERIFF olarak değiştirilmiştir. Prof. Dr. Gazi Yaşargil: Beyin Cerrahı. Alanı nöroşirürjide rakipsiz kabul edilen Yaşargil, halen Amerika’da yaşıyor. Prof. Dr. Mehmet Öz: Kalp hastalıkları uzmanı. New York Colombia Üniversitesi’nde görev yapan kalp cerrahı Öz, Batı tıbbı ile alternatif tıbbı birleştiren çalışmalarıyla tanınıyor. Çapa Tıp Fakültesi’nden mezun olan Ankaralı Murat Günel de beyin gurbetçilerinden. “Yeni Gazi Yaşargil” denen Günel, Yale-Çapa arasında kurulan beyin göçü köprüsünden geçenlerden sadece biri. Murat Günel, beyin cerrahı Gazi Yaşargil'den sonra beyin ve damar cerrahisinde dünyada isim yapan ikinci Türk doktoru olarak biliniyor. Günel, başında olduğu laboratuvarında beyin ve damar hastalıkları, moleküler biyoloji ve genetiği üzerine araştırmalar yapıyor, Yale Üniversitesi’nde bölüm başkanlığı yapıyor. Yılda yaklaşık 300 ameliyat yapan Murat Günel, ABD'de mesleğindeki sayısız ödülün sahibi ve pek çok organizasyonun da yönetim kurulunda bulunuyor. “Dahi Türk” olarak adlandırılan bilim adamı, beyin kanamalarının önemli nedenlerinden biri olan damar balonlaşması, tıp dilindeki adıyla “anevrizmalar” konusunda çalışmalarıyla tanınıyor. Dr.Gökhan Hotamışlıgil: Harvard Üniversitesi’nde Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölüm Başkanı. Obezite, şeker hastalığı ve kalp hastalıklarıyla ilgili kendisine patent kazandırmış çalışmaları var. Emrah Yücel: Oscarlı afişlerin sahibi. Özellikle ödül aldığı "Frida" afişi ve "Rüyamdaki Amerika", "28 Gün", "Panama Terzisi", "Kadınlar Ne İster" ve daha birçok Hollywood filminin afişleriyle tanıdığımız Yücel şu anda Amerika’da yaşıyor. Feryal Özel: NASA'nın en başarılı astrofizikçilerinden. Bilimadamı Einstein’ın aralarında bulunduğu 20 dehadan oluşan Büyük Fikirler Listesi'nde yer alıyor. Prof. Dr. Atilla Ertan: A.Ü. Tıp Fakültesi mezunu Gastroenterolog, ABD'nin en seçkin 10 klinik hekimi arasına girdi. Ertan, dünyaca ünlü ünlü Methodist Hastanesi'nde sindirim hastalıkları konusunda tıbbi direktörlük görevinde bulunuyor. Prof. Dr. Deniz Keçecioğlu: Almanya Freiburg Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Erdemir: Nano teknoloji kullanarak geliştirdiği yapay elmas özelliği taşıyan buluşuyla, uygulamalı bilimin Nobeli R&D ödülünü 3 kez kazandı. 1987 yılından beri ABD'nin Chicago kenti yakınlarında bulunan Argon laboratuvarlarında araştırmalarını sürdürüyor. Prof.Dr.Aslıhan Yener: Chicago Üniversitesi'nde görevli Arkeolog . Esen Ercan Alp: ABD Enerji Bakanlığı Laboratuarları'nda araştırmalar yapan fizikçi 5 bin yıllık metal heykeli, röntgen cihazında analiz ederek, 1949 yılında icad edilmiş olan radyokarbon tekniğine son vererek arkeolojik araştırmalarda yeni bir dönemin başlamasına ışık tuttu. Ayşem Sunal: Belçika Kraliyet Başdansçısı. Ankara Devlet Balesiyle gittiği Japonya’daki bir yarışmada Anvers Kraliyet Balesi Müdürü Robert Denvers’ın Belçika’ya davet etmesi üzerine Belçika’ya yerleşti ve kariyerine hala burada devam ediyor. Haldun Direskeneli: Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA’da görev yapan ancak bir süre önce yaşamını yitiren Direskeneli, ODTÜ’yü bitirdikten sonra yaşanan beyin göçü ile ABD’ye gitmişti. Neva Çiftçioğlu: Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA’da çalışan Türk kadın araştırmacı. Teksas’taki Johnson uzay merkezinde görev yapan Çiftçioğlu, kireçlenmenin neden olduğu kalp ve böbrek hastalıklarının tedavisinde kullanılabilecek yeni bir antibiyotik üzerinde çalışıyor. Vamık Volkan: ABD’de yaşayan ünlü Psikoanalist. Yaptığı çalışmalarla psikiyatri alanında dünyanın en prestijli ödülü sayılan “Sigmund Freud” ve “En iyi eğitmen ödülü”nü aldı. Prof. Dr. Hasan Garan: New York Presbytarian Hastanesi Elektrofizyoloji Bölümü Başkanı olan Garan ABD’de en çok tercih edilen doktorlar listesinde yer alıyor.Garan kalp ritmi bozukluğunu kateter yöntemi ile yakarak tedavi ediyor. Prof.Dr.Ahmet Çakmak: Ulusal Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Mareşal Fevzi Çakmak’ın torunu. Princeton Üniversitesi İnş.Müh. Bölümünde deprem konusunda çalışmalar yapıyor. Prof.Dr.Reşat Kasaba: Washington Üniversitesi Jackson Uluslararası ilişkiler Yüksek Okulu’nun Başkanlığını yaptı. Prof.Dr.Olcay Çığtay: 30 yıl Georgetown Üniversitesi Hastanesi Lombardi Kanser Merkezi Mamografi Bölümünü yönetti. Fatih Çulha: Bilgisayar Mühendisi. Maryland Eyaleti’ndeki Amerikan Deniz Kuvvetleri Hastanesinde geliştirdiği veri tabanı projesiyle çalıştığı şirketin binlerce elemanı arasından birinci seçildi. Prof.Dr.Aydın Arıcı: Yale Üniversitesi’nde hormon hastalıkları ve kısırlık konusunda başarılı çalışmalar yürüten araştırma merkezini yönetiyor. Süleyman Gökoğlu: NASA’nın Glenn Uzay Merkezinde çalışıyor. Prof.Dr.Ali Erdemir: Triboloji’nin Türk dehası. Nono teknoloji kullanarak geliştirdiği yapay elmas özelliği taşıyan buluşuyla uygulamalı bilimin Nobel’I R&D ödülünü üçüncü kez kazandı. Dr.Rahmi Öklü: ABD’nin en iyi hastanelerinden Cornell’de çalışan Öklü beyindeki tıkanan damarların tedavisinde mucizeler yaratıyor. Prof.Dr.Münci Kalayoğlu: Binin üzerinde karaciğer nakli yaptı.Karaciğer nakline getirdiği yenilikler ile alanında dünyanın en önde gelen bilim adamaları arasında yer alıyor. Yönetmen Ferzan Özpetek, Güher-Süher Pekinel Kardeşler gibi dünyaca ünlü sanatçılarımızı bu kervana kattığımızda “Beyin Gurbetçileri” nin listesi uzadıkca uzuyor, kalkınmamız geciktikçe gecikiyor. |
7 Nisan 1921’de İstanbul’da doğdu. Babası askeri doktor Ahmet Reşit Gürsey, annesi ise Türkiye *****huriyeti'nin öncü bilim kadınlarından kimyager Remziye Hisar'dır. Anne-babasının çocuklarının eğitimi üzerine titizlikle eğilmesi ve küçük yaşta İstanbul aydın çevresinin içinde yer almak onun çok yönlü ve sanata düşkün kişiliğinin oluşmasını sağladı.
Feza Gürsey Galatasaray Lisesi'ndeki eğitimini 1940 yılında tamamladı. 1944 yılında da İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik–Fizik Dalı'ndan mezun oldu. İstanbul Üniversitesi’ndeki fizik asistanlığı sırasında M.E.B. tarafından yapılan sınavı kazanarak İngiltere’de Imperial College’de doktora yapma imkanını elde etti. Kuaterniyonların alan teorisine uygulanmaları konusunda yaptığı ve 1950'de tamamladığı çalışması, bilim dünyasında uyandırdığı yankıların yanısıra, onun için de yaşam boyu sürecek bir araştırma ilgisinin odak noktası oldu.
Bugünkü bilim herşeyin madde ve enerjiden ibaret olduğunu öngörüyor. Nevada Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Çengel ise tabiattaki herşeyin madde ve mana karışımı olduğunu söylüyor. Çengel, Einstein gibi gözlem ve muhakemeye dayandırdığı ve Elmas Teorisi adını verdiği teorisiyle bilimde çığır açmayı hedefliyor.

http://www.dailymotion.com/video/xfcnh1_mucize-ve-fizik-kanunlary-prof-dr-yunus-cengel-1_news
Genelleştirilmiş izafiyet teorisini ortaya atan kişi
Miami Üniversitesi’nin prestijli Teorik Fizik Araştırma Merkezi’ni kurmuş olan Behram N. Kurşunoğlu, 1965 yılında emekliye ayıldığı Carl Gables’deki merkezde 1992 yılına kadar doktora sonrası çalışmalar düzenleyerek bilim adamları eğitmiş ve fikir alışverişinde bulunmak üzere dönem dönem merkeze gelen bilimcilere bir forum oluşturmuştur. Merkezin yürütülmesine ardım etmiş olan emekli fizik profesörü Dr. Arnodl Perlmutter’in ifadesine göre merkeze çalışmaya gelen bilim adamlarının 35’i Nobel ödülü almıştı.
|
“Otur oturduğun yerde Edward Teller!”
Prof. Dr. Tolga Yarman
( Işık Üniversitesi)
Behram Kurşunoğlu ile 1977’de Dünya Enerji Konferansı’nın Genel Raportörlüğü görevim uzantısında tanıştım. İlginç düşünceleri vardı. Fizikçi idi, ama özellikle nükleer reaktör kazaları, dolayısıyla nükleer güvenliğe, o arada genel enerji sorunlarına kafa yoruyordu. Beni bir yıl sonra Miami’de düzenlediği “Dünya Enerji Meseleleri” temalı bir toplantıya davet etti. Bu toplantıda birçok tanınmış, Nobel Ödüllü bilim adamı ile tanışma şansım oldu. Paul Dirac, Nikolay Basov, onun yardımcısı (Nobel Ödülünün eşdeğeri olarak tasnif edilen Lenin Ödülü sahibi, şimdilerde yetmişlerinin ortalarında olan) Vladislav Rozanov, Hans Bethe, Hoffstatter gibi isimler bunların arasındaydı. Erdal Hoca’nın (İnönü) hocası Profesör Wigner’i de, eğer programlanmış olduğu gibi toplantıya gelebilse tanıma şansım olacaktı. Ne yazık ki onunla hiç karşılaşamadım…
Behram Hoca’nın daveti uzantısında, Miami’de, hidrojen bombasının babası olarak bilinen Macar asıllı Edward Teller’le de tanıştım. Teller, şüphe yok çok etkileyici biriydi; kalının kalını kasları, karizmanın dekoru gibiydi. Atom bombasının babası Oppenheimer’i, siyasi ihtiraslarıyla daraltmayı beceren Teller’le tanışmıştım.
Toplantının akşam yemeğinde Behram Hoca’nın Teller’e dönüp “Sen benim yanımda bir defa konuşmazsın, çünkü (onun Macar asıllı olmasını kastederek) yüzyıllar süren Osmanlı işgalinin psikolojisinden kurtulmuş olman mümkün değil, otur oturduğun yerde!”, diye ona benzersiz bir tuluatla yüklenmesi, başta Edward Teller, herkesi kahkahaya boğduydu.
|
Oktay Sinanoğlu; dünyanın en genç yaşta profesör olmuş kişisi ve Nobel adayı.
1953 yılında Ankara’da TED’in Yenişehir Lisesini birincilikle bitirdi. O zaman lisenin eğitim dili tamamen Türkçe’ydi, takviyeli yabancı dil dersleri vardı, sonradan kolej oldu.
TED tarafından Amerika’ya burslu Kimya Mühendisliği için gönderildi.









PARANIZ YOKSA ATATÜRK BİLE SİZE BAKMAZ:

|
SINAVLAR |
CEVAPLANACAK TESTLER |
SORU SAYILARI |
SÜRE |
|
YGS |
Türkçe |
40 |
160 |
|
Temel Matematik |
40 |
||
|
Fen Bilimleri (Fizik, Kimya, Biyoloji) |
40 |
||
|
Sosyal Bilimler (Tarih,Inkılap Tarihi, Coğrafya,Felsefe) |
40 |
||
|
LYS1 |
Matematik |
50 |
75 |
|
Geometri + Analitik Geometri |
22 + 8 |
45 |
|
|
LYS2 |
Fizik |
30 |
45 |
|
Kimya |
30 |
45 |
|
|
Biyoloji |
30 |
45 |
|
|
LYS 3 |
Türk dili ( Dil ve Anlatım) ve Edebiyatı |
56 |
85 |
|
Coğrafya 1 |
24 |
35 |
|
|
LYS 4 |
Tarih |
44 |
65 |
|
Coğrafya-2 |
16 |
25 |
|
|
Felsefe Grubu |
30 |
45 |
|
|
Psikoloji |
10 |
|
|
|
Sosyoloji |
10 |
|
|
|
Mantık |
10 |
|
|
|
LYS 5 |
Yabancı Dil |
80 |
120 |
|
Kelime Bilgisi ve Dil Bilgisi |
20 |
||
|
Çeviri |
12 |
||
|
Okuduğunu Anlama |
48 |
Normalde kutba yakın bölgelerde görülen atmosferik ışık olaylarının daha güneyde rastlanması bilimcileri şaşırttı.
Kuvvetli bir elektrik fırtınasının ardından olağandışı biçimde güneye inen kuzey ışıkları (aurora), NASA’ya bağlı gözlemcileri şaşırttı.

ÖSYM, bu sene dördünce kez YGS ve LYS sistemiyle öğrenci seçecek, değerlendirecek ve puanlarına göre uygun bir yükseköğretim programlarına yerleştirecek.
Bundan önce yapılan sınavlarla ilgili değerlendirmede soruların bir kısmının kolay, bir kısmının ise zor geldiği belirtildi. Söz konusu soruların zorluğu ya da kolaylığı neye göre belirleniyor? Öğrenciler çok çalıştıkları halde bazı soruları yapmakta neden zorlanıyorlar? , ÖSYM öğrencilerde daha çok hangi düzey hedef davranışları ölçmek istiyor? , soruların kolay ya da zorluğu hangi kriterlere göre diye belirleniyor?
ÖSYM, YÖK’e bağlı bir merkezi bir kuruluş olup Türkiye’de soru hazırlama ve değerlendirme sürecinde önemli bir yere sahiptir. Elbette kurum ve kuruluşlara hazırladıkları sorular da bir takım bilimsel verilere göre olmaktadır. Bu bağlamda bilinen ise hedef davranış belirleme ve değerlendirme sürecinde eğitimci B.Bloom’un bilişsel taksonomisidir. Her ne kadar Krathwohl ve ekibi 2001 yılında bilişsel alan taksonomisini yeniden düzenlemiş olsalar da öğrencilere kazandırılacak bilişsel hedefler ve dolayısıyla kazanımların değerlendirilmesi de 6 basamakta olmaktadır. Soruların ölçtüğü bilgi düzeylerini kavramak, bir öğrencinin “ben neden başarılı olamıyorum” sorusuna cevap bulması bakımından önemlidir. Bu basamaklara yönelik hazırlanan soruların içeriğini bilmek hem öğretmenlere hem de öğrencilere YGS ve LYS’ye hazırlık sürecinde önemli rehber olacaktır.
Soruların zorluk dereceleri birbirinden farklıdır.
ÖSYM tarafından hazırlanan sorular öğrencilerin daha önce öğrendikleri bilgilerin hatırlanmasıyla başlayıp, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme becerisini ölçmeyi yöneliktir. Bilgi basamağından değerlendirme basamağına doğru çıkıldıkça ölçülen bilgi düzeyi karmaşıklaşır. Üst düzey düşünme becerileri isteyen soruların çözümü daha uzun ve yoğun bir çabayı gerektirir. Öğrenciler çalışmaya ve öğrenmeye başladıkça konuyla ilgili daha ileri bir bilgi seviyesine ulaşacak ve daha yüksek düşünmeyi gerektiren soruları yapmaya hazır hale geleceklerdir.
Öğrenme süreci, çok katlı bir binaya çıkıyor gibi düşünülebilir.
Öğrenme süreci, çok katlı bir binaya çıkıyor gibi düşünülebilir. Katlara çıkabilmek için öncelikle binaya girmek ve ilk kata çıkmak gerekecektir. İkinci ve üçüncü kata çıkmadan dördüncü kata çıkmak zor olacaktır. İşte öğrenme de tıpkı bunun gibi bir özelliğe sahiptir. Bazı bilgiler sadece birinci katı çıkmanın anahtarıdır; onunla dördüncü ya da beşinci kata çıkılamamaktadır. Yapılması gereken her katın gerektiği donanımlara sahip olabilmektir. Bellekteki bilgiler artıkça, o konuyla, ilgili, daha zor ve karmaşık sorular çözülecektir.
ÖSYM sorularının ölçmeyi amaçladığı hedef davranışlar altı basamaklıdır.
1. Basamak: Bilgi Düzeyi
Bilgi düzeyi basamağı, daha ileri düzeydeki bilgileri kavrama, uygulama, analiz etme, sentezleme ve değerlendirme basamaklarına temel oluşturma niteliğindedir. Burada öğrencinin sahip olduğu bilgiyi kullanması istenmez, sadece öğrenildiği şekilde hatırlanması ve tanınması istenir. Bilgi düzeyindeki sorularla adayın hatırlama gücü ölçülür. Bu tür bilgilerin (terim, tanımlar, olaylar, olgular, ilkeler, formüller, kuramlar v. b.) hatırlanabilmesi için ezberlenmesi gereklidir. Bilgi düzeyindeki bir soruya cevap verebilmesi için öğrencinin daha önce öğrendiklerini hatırlaması gerekir. Bir bilginin aynen hatırlanması birçok nedenden dolayı önemlidir. Bilgi veya hafıza düzeyi diğer tüm düşünme düzeylerin başlangıcı olduğundan dolayı kritik bir yapıya sahiptir.
Bilgi basamağı soruların zorlukları
ÖSYM daha çok LYS’lerde bilgi basamağında soru sormaktadır. Bu düzeye ait soruların dezavantajı hızlı bir şekilde unutulmalarıdır. Bu tür soruların bir konu ile ilgili derinlemesine olmayan kaba bilgileri ölçmesi ayrı bir dezavantajıdır.
Bilgi basamağı sorulardaki temel süreçler
Bilgi basamağındaki sorular, tanıma ve hatırlama süreçlerini içerir.
Örneğin,
Hem karada hem suda yaşayan canlılara ait bir şemada kurbağaları tanıyınız
Tanzimat Dönemi şairlerinden üçünün ismini söyleyiniz
Karbondioksidin kimyasal formülünü hatırlayınız, türü sorular bilgi basamağına yöneliktir.
2. Basamak: Kavrama Düzeyi
Kavrama düzey soruları, öğrencilerin öğrendikleri materyalleri organize edip düzenlemelerini sağlayacak kadar öğrenmiş olmalarını gerektirir. Öğrenciler öğrendikleriyle ilgili ırmalar yapmak için kullanabilmelidir. Kavrama becerisini ölçen bir soruda, bilginin derste ya da ders kitabındaki haliyle öğrenilmesi öğrencinin işine yaramaz. Kavrama basamağında öğrenciden istenen; bilgiyi farklı bir biçimde ifade etmesi ya da farklı şekillerde ifade edilen bilgileri tanımasıdır.
Kavrama basamağı soruların zorlukları,
Öğrencinin kavrama basamağındaki bir soruyu cevaplayabilmesi için hatırlamadan daha ileri olan bir düşünme seviyesine geçmesi gerekir. Bu tür sorularda öğrenci soruyu çözebilmesi için kendisinden bir şeyler katması gerekir.
Kavrama basamağı sorulardaki temel süreçler
Buna yönelik kavrama basmağını türü sorular, başka şekillerde ifade etme, listeleme, düşünceyi gerçekten ayırt etme isimlendirme, saptama, gösterme, anlama, hatırlama, eşleştirme, tanımlama, sınıflandırma, yerleştirme, taslak haline getirme ve örnek verme süreçlerini içerir.
Örneğin,
Sayıları tek ve çift olarak sınıflandırınız
Hava basıncının havayı nasıl etkilediğini açıklayan bir şema çiziniz
Kalbin pompaya nasıl benzediğini açıklayınız, türü sorular kavrama basamağına yöneliktir.
3. Basamak: Uygulama Düzeyi
Uygulama basamağındaki sorular genel olarak hem YGS hem de LYS türü sınavlarda soru gelmektedir. Uygulama basamağı öğrencinin daha önceden öğrendiği bir bilgiyi yeni durumlara uygulayıp uygulayamadığını ölçen sorulardır. Bu tür sorularda adaylardan bilgiyi kendisi için yeni olan durumlara uygulamaları istenir.
Uygulama düzeyi sorular için konular arası bağlantıları görmek gerekir.
Bu düzeydeki bir davranışı öğrencinin gösterebilmesi için, öncelikle soruda yeni durumun tanınması gereklidir. Daha sonra da bu yeni durumun hangi ilke, kavram ya da teori ile ilişkisinin olduğunu anlamaya çalışılmalıdır. Öğrencilere uygulama basamağındaki soruların yapılabilmesi bilgi ve kavrama düzeylerinin aşılmış olması gerekir.
Uygulama basamağına yönelik farklı türden soru çözmek gerekir.
Öğrencinin sınavda sorunun benzeri çıkmış ve doğru sonuca ulaşmışsa sorunun öğrencide ölçtüğü beceri uygulama becerisi değil, tanıma ve hatırlamayı ölçen bilgi basamağıdır. Bundan dolayı sınava hazırlanan bir aday, uygulama becerisini ölçen sorulara karşı hazırlıklı olmalı ve farklı türden soru tiplerini de çözmelidir.
Uygulama basamağı sorulardaki temel süreçler,
Uygulama basamağına yönelik YGS ve LYS’ de gelen sorular, sınıflandırma, değiştirme, eyleme geçirme, sunma, hesap etme, yürütme, çözme, resimleme, hesaplama, yorumlama, manipüle etme, kestirme, gösterme süreçlerini içerir.
Örneğin,
İki basamaklı sayılar için bir sütun ekleyiniz
Yabancı dilde bir parçayı sözel olarak okuyunuz
Çevrenizdeki bitkilerin ve hayvanların birbirlerini etkileme şekillerini gösteren bir şema çizin, türü sorular uygulama basamağına yöneliktir.
4. Basamak: Analiz Düzeyi
Analiz soruları öğrencilerin kritik düşünme becerilerini geliştirdikleri için oldukça önemlidirler. Analiz basamağı bir bilgi bütününün parçalarına ayrılarak, bu öğeler arasındaki ilişkilerin birbirinden ayrılmasına yönelik soruları içeriri. Analiz soruları öğrencilerin kritik ve derinlemesine düşünmelerini gerektiren yüksek dereceli sorulardır. Öğrenciler uygun bilgileri değerlendirip ve analiz ederek bu bilgilere bağlı olan sonuca ve genellemeye varırlar. Öğrencilerden sınav sürecinde bir sonucu veya genellemeyi analiz ederek onu destekleyen veya ret eden kanıtları bulmaları istenir. Analiz basamağına yönelik daha çok LYS’ de soru gelmektedir.
Analiz basamağına soruların çözümü fazla zaman gerektirir.
Birçok farklı cevabın mümkün olması ve cevaplanabilmeleri için fazla süre gerektirmeleri analiz sorularının yüksek dereceli sorular olduklarının bir göstergesidir.
Analiz basamağı sorulardaki temel süreçler,
Analiz basamağına yönelik sorular zıtlıkları belirleme, karşılaştırma, kategorize etme, taslak halinde anlatma, bağlantı kurma, analiz etme, düzenleme, sonuç çıkarma, seçme, atfetme türü sorular sorma süreçlerini içerir.
Örneğin,
Yukarıdaki parçada geçen karakterinmotivasyonunuaşağıdakilerden hangisinde ifade edilmiştir?
Yukarıdaki verilere göre oluşturulacak en uygun hipotez aşağıdakilerden hangisidir, türü sorular analiz basamağına yöneliktir.
5. Basamak: Sentez Düzeyi
Sentez gücünü ölçen sorularda, belli bir amaç için uygun olan parçaları uygun olmayanlardan ayırarak bir bütün oluşturma becerisi ölçülmektedir. Sentez türü sorular üst düzey düşünme becerisi gerektirdiğinden dolayı daha çok açık uçlu sorulardan oluşan sınavlarda sorulmaktadır. Bu tür sorularla öğrencilerin orijinal ve yaratıcı düşünmelerini belirlenir. Sentez soruları öğrencilerin ürünler, desenler ve fikirler ortaya çıkarmalarını gerektirir
Sentez basamağı soruları yüksek düşünmeyi gerektirmektedir.
Sentez türü sorular; tartışma, planlama, yeniden yapılandırma gibi süreçler içerdiğinden dolayı daha çok açık uçlu soruları gerekli kılmaktadır. Bu tür sorular ileride yapılması düşünülen ÖSYS’ de sorulması düşünülmektedir.
Sentez basamağı sorulardaki temel süreçler
Sentez basamağına yönelik tartışma, planlama, karşılaştırma, yaratma, yapılandırma, yeniden düzenleme, hazırlama, organize etme, tasarım yapma, hipotez bulma, destekleme, rapor çıkarma, toplama, uyarlama ve geliştirmedir.
Örneğin,
Bitkilerin niçin güneş ışığına ihtiyaç duyduklarını açıklamak için çeşitli bilimsel hipotezler üretin.
Ahmet Haşim’in şiir konusundaki görüşleriyle ilgili bir araştırma ödevinin taslağını oluşturun.
Bir müttefik ya da birlik askerinin bakış açısıyla bir günlük yazın.
Okuduğunuz bir romanın bir bölümüne dayanarak, bir oyun sergileyin, türü sorular sentez basamağına yöneliktir.
6. Basamak: Değerlendirme Düzeyi
Değerlendirmeye yönelik sorular sentez basamağından sonraki süreçleri içerir. Değerlendirme üst düzey düşünmeyi gerektirdiğinden dolayı ÖSYM ‘de bu tür soru sorulması zordur. Çünkü bu tür sorular, yeniden meydana getirme, yeniden düzenleme, hazırlama, tasarım yapma hipotez bulma desteklemedir. Değerlendirme becerisini ölçen soruları doğru olarak yapabilmek için bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme becerilerini içerir. Örneğin,
Akranlara düzen ve iddiaların mantığı konusunda geribildirim veren bir yazma grubuna katılın.
Karmaşık bir matematik problemini çözmek için en iyi metodu seçin.
Astrolojinin lehinde ve aleyhinde olan iddiaların geçerliliğine yönelik yargılarda bulunuz, türü sorular değerlendirme basamağına yöneliktir.
*Fem Yayın Merkezi Rehberlik Koordinatörü