Perşembe, 17 Kasım 2011 00:04

Ateizme Reddiye

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Farzedelim ki dört bilim adamı bir eczaneye giriyorlar ve eczanede bir şurup buluyorlar. Bu şurubun oluşumu üzerine teoriler geliştirecekler. Önce şurubu inceliyorlar, bakıyorlar ki muhtevâsında 0,5 mg A maddesi ; 0,24 mg B maddesi; 0,47 mg C maddesi; 0,25 mlt D sıvısı vb. maddeler gibi elli değişik maddeden ince hassas ölçülerle alınmış.
Bu ilacın oluşumuna dair:


Birinci bilim adamı şu hipotezi öne sürüyor: “Eczânenin raflarında dizili bu ilaç şişeleri pencerenin açılmasıyla savrulmuş,gereken kadar madde içlerinden dökülmüş ve o şurup şişesinin içerisine tesadüfen dolmuştur.”
İkinci bilim adamının hipotezi : “Bu ilacı terkip eden madde ve sıvılar akıl sahibidirler. Bilerek ve isteyerek anlaşıp, miktarda madde ile uçup şurup şişesinin içerisine dolup şurubu oluşturmuşlardır.”
Üçüncü bilim adamının hipotezi: “Aslında akıl ,güç ve iktidar sahibi olan “ECZANE” dir. Kendisi BİLEREK VE İSTEYEREK orada kavanozlar içinde bulunan maddeleri örgütlemiştir. Onun verdiği emirle bütün maddeler toplanmışlar ve olması gereken madde miktarı şişenin içerisine dolmuş ve şurubu oluşturmuşlardır.”
Bu üç hipoteze, eşek eşekliğini bir kat artırsa sonra insan olsa inanmam diyerek kaçacaktır. Bu hipotezlerden sonra son bir hipotez kalıyor ki o da:
“Bu ilacın hassas ölçülerle, hikmetli (Bir amaçla hastalıklar ve faydalar gözetilerek) yapılması hastalıkları, tedavilerini bilen akıllı, mâhir bir “ECZACI” nın varlığına delildir.”
Nasıl ki öyle sanatlı, hikmetli yapılmış şifalı şurup bize eczacıyı gösterir ve tanıttırır, öyle de bu içerisinde yaşadığımız Dünya eczanesinin içerisinde gördüğümüz ilaçlar, canlılar da ,o ilaca nisbeten ne kadar mükemmelse, bize daha mâhir ve akıllı bir eczacıyı gösterir. O da “ALLAH” tır.
Bu temsilde birinci hipotez; doğanın ve bizim, tesadüfler sonucu oluştuğumuzu iddia eden görüştür. Bu görüş “Hurdalığa dalan bir hortumun oradan çıktıktan sonra bir uçak oluşturması normaldir.” gibi hurafe bir sonuç çıkarır. Oysaki “Evrende tesadüfe tesadüf edilmez.” Bilmeyerek dindar insanların kullandıkları bu kelime “ALLAH YAPMIYOR TESADÜFEN OLUYOR” diyen materyalizmin kullandığı ve savunduğu bir kelimedir. Dikkat edilmelidir, dinsizliği hissettiren bir kelimedir. Bizim tesadüf kelimesi yerine “TEVÂFUK” kelimesini kullanmamız gereklidir. “Ne tesadüf!” yerine “Ne TEVÂFUK!” demeliyiz.
İkinci hipotezde maddelere akıl vermek ise, “Bir Mimar Sinan’ın varlığını inkar edip, Selimiye Camisinin her tuğlası birer Mimar Sinan’dır.” demektir. Aynalarda yansımasını gördüğümüz Güneşin varlığını inkar etmek demek, Güneşin yansıması içerisinde bulunan bütün cam parçaları, su birikintileri, aynaların her birisinin birer Güneş olduğunu kabul etmemiz gerekir. Aynen öyle de Allah’ın varlığını kabul etmeyenin zerrelerden Güneşlere kadar her şey yaratıcıdır, ilâhtır demesi gereklidir. Bunun ne kadar akıldan uzak düştüğünü her akıl sahibi anlar.
Üçüncü hipotezde “ECZANE YAPIYOR” iddiası ile bir elmayı, portakalı, kavunu “TABİAT YAPIYOR” iddiası arasında FARK YOKTUR. Tabiata akıl vermek, tabiatın yaratıcı olduğunu kabul etmek demektir. Bu yüzden bilmeden kullanılan VE DİNSİZLİĞİ HİSSETTİREN “DOĞALDIR” kelimesi yerine “FITRÎDİR” kelimesi KULLANILMALIDIR.
Netice olarak; akıl, bütün kainatın şehadetiyle ALLAH’ı kabul etmek ve çevremizde olan biten olayların hepsini onun tarafından yapıldığını anlamak zorundadır. Zira semada yıldızlar kadar, zeminde çiçekler kadar tevhid delilleri görünüp okunmaktadır. Görmeyenin, anlamayanın ya aklı yok ya da insan suretinde ahmak bir şeytandır.

Okunma 3170 kez Son Düzenlenme Perşembe, 26 Nisan 2012 11:42
Cüneyt Hocam

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.