Cumartesi, 04 Şubat 2012 20:55

Albert Einstein Üniversitesi Tıp Fakültesi Genetik Bölümü öğretim üyesi

Yazan
Öğeyi Oyla
(0 oy)
Asıl değerli olan şey, hayat boyu faydalı olabilmektir
Mustafa Ertuğrul Özbudak, Amerika'da Albert Einstein Üniversitesi Tıp Fakültesi Genetik Bölümü öğretim üyesi. Aslında o bir fizikçi. 1994 ÖYS Matematik 1.si. Genetik araştırmalar yapan ve bu konuda önemli bir burs da kazanan Özbudak, hayat boyunca bir şeylere faydalı olabilmek ve inadı doğru yönde kullanmak için çalışmış.

Küçük yaşlardan beri hemen herkesin duyduğu bir söz vardır: "Bir hedefin olsun." Hedeflerimiz olmuştur olmasına da kaçımız kendimizi bu hedefimize adamışızdır tartışılır. Mustafa Ertuğrul Özbudak, "İlk önce okulumu bitirmeyi düşünüyorum. Daha sonra master ve doktora için yurtdışına çıkmak ve hizmet verecek bir ilim adamı olarak yurduma dönmeyi hedefliyorum." diyor 1994 yılında verdiği bir demecinde. O yılın ÖYS matematik birincisi olan Özbudak, şu anda Amerika'da Albert Einstein Üniversitesi Tıp Fakültesi Genetik Bölümü öğretim üyesi. Geçtiğimiz aylarda Alfred Pritchard Sloan Vakfı Araştırma Bursu da kazanan Özbudak'a göre asıl değerli olan, hayat boyunca bir şeylere faydalı olabilmek ve inadımızı doğru yönde kullanabilmek.

İstanbul Özel Fatih Koleji mezunu olan Mustafa Ertuğrul Özbudak, 1994'te ÖYS birincisi olur. Ailesine de büyük sürpriz olur. Özbudak, bu durumu şöyle açıklıyor: "Sınav iyi geçmişti ancak sonucun nasıl çıkacağından emin değildim. O nedenle gereksiz yere heyecan oluşturmak istemedim. Sonuç belli olunca nasıl olsa hepimiz öğrenecektik."

Özbudak, üniversite sınavına hazırlanırken iyi ve özverili öğretmenlerden ders almak ve çalışkan bir arkadaş grubu ile hareket etmenin başarıyı getirdiğini söylüyor. Özbudak, hem garantili hem de daha fazla maddi getirisi olan birçok alana yerleşebilecek iken aldığı puandan çok daha düşük olan Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü'nü tercih eder. İlgisini temel bilimlerin çektiğini dile getiren Özbudak, "Bu nedenle mühendislik ya da tıp tarzı bölümleri seçmedim. Şu an her ne kadar tıp okulunda hoca olsam da, tıp okuyup daha sonra araştırma yapmaya çalışmak yerine, temel bilim okuduktan sonra araştırma yapmak daha çok ilgimi çekiyor ve daha verimli bir yol gözüküyor." ifadelerini kullanıyor.

Boğaziçi Üniversitesi'ni bitirdikten sonra teknoloji ve mühendislik konularında dünyanın en iyi teknik üniversitesi olarak tanınan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'ne (MIT) biyofizik alanında doktora yapmak için gider. Daha sonra Albert Einstein Üniversitesi Tıp Fakültesi Genetik Bölümü öğretim üyesi olarak göreve başlar. Fizikten biyofiziğe, oradan da genetiğe geçen Özbudak, bunun sebebini şöyle açıklıyor: "Fizik okumak oldukça zevkli bir iş. Fizik, evrendeki nesneleri basit kurallar ile açıklamayı amaçlıyor ve belli oranda sağlıyor. Biyoloji ise karışık olayların çalışıldığı bir alan; genel kurallar daha az, özel istisnai durumlar fiziğe göre daha çok. Ama biyolojide çalışılan konular oldukça ilginç, canlı hayatın ve insan sağlığını direkt ilgilendiriyor. Biyolojik problemlere farklı bir bakış açısı sağlayacağı için, farklı alanlardan, fizik, kimya ya da mühendislik gibi, biyoloji alanına geçişlerin oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum."

Özbudak, geçtiğimiz aylarda embriyon gelişimi sırasında meydana gelen omurga bozukluklarının genetik sebeplerine yönelik araştırması ile Alfred Pritchard Sloan Vakfı Araştırma Bursu'nu almaya hak kazandı. Böylece görev yaptığı üniversiteden şimdiye kadar moleküler biyoloji alanında bu bursa layık görülen dördüncü araştırmacı oldu. Ayrıca bugüne kadar bu çok özel bursu kazananlardan 38'i, Nobel Ödülü'nün de sahibi oldu.

Onu başarıya götüren yollar ise gayret, şevk, inatçılık, yani tuttuğunu koparma. "İnadımızı doğru yönde kullanmak lazım." diyen Özbudak, herkesin tam olarak ulaşamayacak dahi olsa bir hedefi mutlaka olması gerektiğini düşünüyor. Kendisinin de belirlediği hedefini tam olarak gerçekleştiremediğini dile getiren Özbudak, "Henüz ülkeme dönmedim. Birkaç yıl daha deneyim edindikten sonra uygun bir fırsat bulup ülkeme dönmeyi ümit ediyorum." diyerek, hedefini tamamlayacağını belirtiyor.

Başarımın asıl kaynağı eşim ve

çocuklarım

Mustafa Ertuğrul Özbudak, başarısının mimarı olarak eşi ve çocuklarını görüyor. 9 yıllık evli Özbudak, yedi, altı, beş ve bir yaşlarında 4 çocuk sahibi. Hayatını tamamen iş üzerine kurmayan Ertuğrul Bey, aileye sahip olmanın çok güzel bir duygu ve büyük bir nimet olduğunu belirtiyor. Eve geldiğinde çocuklarıyla koşuşturup oynamanın kendisini rahatlattığını ve stresini attığını anlatıyor. Eşi Deniz Hanım'ın çok sabırlı ve becerikli olduğunu vurgulayan Özbudak, "Çocuklarımızın sabırlı, tevekkül sahibi ve anlayışlı olmalarını eşimden öğrenmelerini ümit ve dua ediyorum. Benden bir parça inatçılık almışlar zaten, başka bir şeye gerek yok." diyor. Özbudak, her sabah çocuklarını okula bıraktıktan sonra işe gittiğini belirtiyor.

Okunma 5415 defa Son Düzenlenme Perşembe, 26 Nisan 2012 08:46

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

Bu sitenin bütün içeriği Cüneyt Notçuoğlu'na aittir. Kaynak göstererek kullanımı serbesttir...

© Cüneyt Notçuoğlu 2011

Free Joomla Templates designed by Web Hosting Top