Çarşamba, 16 Kasım 2011 22:06

Ateizme Harika cevap:"Allah varlığı açıklanana kadar yok (mu) dur?"

Yazan
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Takipçilerimden gelen ;

SORU 1: Gönderenin İsmi: ibrahim
Gönderenin Emaili: ************@hotmail.com
Mesaj: Siz diyorsunuz ki efendim Allah var ve evrim yok. Din ve bilim var. Ben size din ve bilimi şöyle anlatıyım: Bilimin olduğu yerde din, dinin olduğu yerde bilim olmaz! Ve bilim bize şunu söyler: Allah yoktur. Siz “Allah vardır.” diyorsunuz. Hani nerde Allah! Ben neden göremiyorum. Havadaki maddeleri örnek vermişsiniz biz onları görüyoruz ama Allah ı ne mikroskopla ne de başka türlü göremiyoruz. Allah varlığı açıklanana kadar yoktur ve açıklanacağını da sanmıyorum... Halbuki nerdeyse tüm bilim dalları evrimi açıklıyor

CEVAP:

İbrahim kardeşim, Kusura bakmayın, yoğun olduğumdan hemen cevap veremedim. Bu sorular ve şüphelerin olması gayet normal. Bu yüzden sorunuzu önemsiyor ve cevap veriyorum. Amacım münazara değil, bilgi vermek... Yaşınızı ve eğitim seviyenizi bilmediğimden genel bir cevap yazıyorum. Anlayamadığınız, karmaşık gelen ifadeleri tekrar sorabilirsiniz.
Önce bir giriş yapalım sonra cevaba geçelim;

Bir şeyin olmadığı ispatlanmaz. Çünkü "Oturduğum apartmanda kavun yoktur!"diye bir iddiada bulunan bir kişinin iddiasını ispat için apartmandaki bütün evlerin köşelerini, dolaplarını, depoları, kilerleri vs. her yeri kontrol edip kavunun olmadığını gösterirse iddiasını ispatlayabilir. **** -Biraz zor bir iş!!!*** İddiayı biraz genişletelim... "Yaşadığım mahallede kavun yoktur." iddiasını ispatlamak, işi daha da zorlaştırır. "Yaşadığım ilde kavun yoktur" diyen adamın iddiasını ispatlaması imkânsızdır. Türkiye’de kavun yoktur." diyen adam zırvalamaya başlamıştır. Çünkü böyle bir şeyin ispatı olmaz. Diyelim ki 70 milyon kişi "Türkiye’de kavun yoktur" iddiasına destek verse, bir kişinin bir tane kavun çıkarıp gösterilmesi 70 milyon "yoktur" iddiasını çürütür. *Demek ki varlığa dair bir tek delil bile yeterli olmaktadır!* "Allah yoktur!" iddiasının ispatı olmaz. "Allah vardır." iddiasının ispatlanması için tek bir delil olsa 2 milyar inançsızın iddiası çürür.
Gelelim cevaba;
Bu evren içinde binlerce âlem ve her bir âlemi tanımak için de insanda binlerce organ ve hissiyat bulunmaktadır. Meselâ, göz, bu âlemin incelenmesi içindir. Bununla beraber göz tek başına, bu âlemin de her tarafını görememektedir. Nitekim çok uzak mesafelerdeki cisimleri göremediğimiz gibi, ortamları ve mikropları da çıplak gözle göremiyoruz.
Sesler âlemi denilen diğer bir âlemi ise kulağıyla gözlemleyebilmektedir. Aynı şekilde, insan tadlar âlemini diliyle, kokular âlemini ise burnuyla gözlemektedir. Ve hâkezâ...
“Radyoya bak, haberlerde ne var?” şeklinde bir söze muhatap olan kimse, gidip radyoyu açarak haberleri dinliyor. Kendisine, Bak emri verildiği halde radyonun yüzüne bakmak yerine düğmesini çeviriyor. Bu adam gözünün görmediğine inanmayan bir cahil olsa, haberleri inkâr etmesi lâzım gelir. Çünkü, sesi göremiyor.
Diğer taraftan, bir kimseye çorbanın tadına bakması söylendiğinde, bu şahıs görmediği şeye inanmama hurafesiyle başını çorbaya batırıp gözleriyle tad arasa, gözlerini kör edecektir. Buradaki bak emri, tad anlamındadır. Aynı şekilde bir şeyin sıcaklığına bakarken, elimizi kullanıyoruz ve hâkezâ...
Dış duygularımız böyle olduğu gibi, iç duygularımız da durum aynıdır. Nitekim, akıl dünyanın güneş etrafındaki seyahatinin kanunlarını açıklarken sebep olan kütle çekim kanunlarını açıkça gördüğü halde, göz tek başına bu gerçeği görmemektedir. Eğer yalnız gözün gördüğüne inanılsa, bu kanunların inkârı gerekecektir.
Diğer taraftan yavrusunu şefkatle besleyen bir kediyi gören kimse, yanındaki arkadaşına şu şefkâte bak dediğinde, eğer arkadaşı gözünün görmediğine inanmayan cinsten ise, bu şefkati inkâr edecektir.
Y ine aynı şahsa Selimiye Camii gösterilerek buradaki mimarlık sanatına bak denilse, bu taktirde inkâra uğrayan ise sanat olacaktır. Zira, göz sadece taşı görür, sanatı göremez. Selimiye’deki sanat çıplak gözle görülemeyeceği gibi, Selimiye’nin bir ustası olduğu gerçeği de gözle görülmez. Bu vazife aklındır. Selimiye’nin kubbesinin elbette bir mimarı olduğunu açıkça gören akıl, ondan çok daha açık şekilde, bu gök kubbesinin de bir mimarı olduğunu görüyor.
Bir harfin kâtipsiz olamayacağını aklen gören insan, kendisinin Yaratıcısız olamayacağını da görüyor ve hâkezâ... Gözümün görmediğine inanmam diyenler, dilin vazifesini yapmayan göze, aklın vazifesini yüklemekte, hem de akıl ve mantık ile evreni gözleyenlerin gördüğü sanatı inkar etmektedirler. Sizin görememeniz olmadığını göstermez. Bilmemek yokluğuna delil değildir.
Bu cevap yeterli herhalde... Daha fazla yazacaktım. Fazla bilgi ile kafa karıştırmak istemiyorum. Sizin başka sorunuz olursa devam ederim. Daha fazla bilgi için Ateizme reddiye http://cuneythoca.com/index.php/component/content/article/11-bilim-ve-din/14-ateizme-reddiye ve
Ateist profesörle münazara
http://cuneythoca.com/index.php/11-bilim-ve-din/13-ateist-profesoerle-muenazara
başlıklarını okuyabilirsiniz. İyi çalışmalar diliyorum...
Cüneyt Notçuoğlu
www.cuneythoca.com




SORU 2: Gönderenin İsmi: ibrahim
Gönderenin Emaili: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Mesaj: sizin anlattıklarınız çok soyut şeyler. Ama bizim evrim dediğimiz olay herkes bilmese de “nedeni kitap okumamak oluyor” çok fazla açık ve somut bir olay. Ama siz benim soruma durmadan soyut örnekleri vermişsiniz. Havadaki molekülleri çıplak gözle göremiyoruz ama mikroskopla rahatlıkla inceler ve görürüz ama Allah ı ne gözlükle nede mikroskopla görüyoruz. Bu yüzden biraz mantıksız geliyor. Bu Allah hadi bir şey göndersin yukardan veya aşağıdan da inanalım biz de… Ama bence olsaydı gönderirdi. Her neyse konuyu biraz dışarı çektim üzgünüm...

CEVAP: Merhaba;
Estağfirullah üzülecek bir durum yok. Konuya yaklaşımın doğru sıralamada değil bundan dolayı konu senin kafanda karmaşıklaşıyor. Konunun anlaşılması için, doğru sıralama ile ipuçlarının dizilmesi çok önemli. Örnekler basitten karmaşığa, en kolay örnekten en karmaşık örneğe doğru sıralanırsa konu anlaşılır.
Bu yüzden senin gözünün önündeki, günlük yaşamında karşılaştığın olayları örnek olarak vereceğim. Sen de bunları düşünecek, mantık yürütecek, bu örneklerden çıkan sonuçları sorgulayacaksın. Soruların bu sorgulamalar çevresinde olursa merak ettiğin cevaplara ulaşabilirsin.
Sorgulanacaklar:

1. Biz sesi de, tadı da, şefkati de çıplak gözle göremiyoruz, mikroskopla inceleyemeyiz. Hadi o zaman onları da inkâr edelim.
"Ben bunları çıplak gözümle göremiyorum!!! İnkar edelim!!!!" demek pek akıllıca bir hareket olmaz. Madem sesi görmek için kulağa, tadı görmek için dile, şefkati görmek için kalbe gerek varsa, Allah’ı da çıplak gözle göremememiz gayet normal. Çünkü Allah akılla görülür!!! (daha önceki mailde açıklanmıştı).

2. Evrimi anlatan "Türlerin kökeni" isimli Darvin’in meşhur kitabının son bölümünde " Teorinin çıkmazları bölümünde Darvin birçok şeyi izah edememiştir ve kitabına ayrı bir bölüm olarak "Teorinin çıkmazları" başlığı altında bunu yazmıştır. Evrime inanmak, çok okumakla değil, gözümüz önündeki Evreni yani kâinatın kitabını yeterince okuyamamaktan ve düşünememekten kaynaklanıyor.
Burada ispatlanması gereken;

---Bir matbaada biraz mürekkep, harfler ve kağıt bulunsa binlerce yıl içerisinde bir kitap yazılır mı?

--Tuğlaları, çimentoyu bir araya bıraksak binlerce yıl içerisinde bir Ayasofya gibi mükemmel ve sanatlı bir bina mimarsız kendi kendine binlerce yıl içerisinde tesadüflerle oluşur mu?

3. Doğada bulunan balı, zehirli bir böcek olan arı imal ediyor. Biz ise sadece yine doğadan elde ettiğimiz şekeri ısıtarak sahtesini imal edebiliyoruz. İnek saman hammaddesini alıp süt imalatı yapıyor, yedi bin insanlık tarihi bu kadar teknolojide ilerlediği halde hala aynı samanı sıkıştırıp sadece sunta imalatı yapabiliyoruz. Süt imalatı yapamıyor, sahtesi olan süt tozunu yapabiliyor.

Benim Sorum:

1.Arı hangi fakültede bizim için şifalı olan balı yapmayı öğrenmiş? Sıradan bir sıvı değil de insanlar için faydalı bir balı nasıl ve neden yapıyor? Senden akıllı mı?

2. İnek hangi profesörlerden ders almış da benim bu akılla beceremediğim sütü imal ediyor. Evrimse eğer cevabı sen de süt imal ederdin. Evrim bizi akılsız ineğe neden muhtaç etmiş!!! Sen daha akıllısın???

3. Elma, mandalina, portakal ağaçları İbrahim'in vücudumu ve midesini biliyor. Bu yüzden İbrahim'in damak tadına göre lezzetli ve vitamin dolu meyvelerini yapıp gönderiyor. Akılsız ağacın İbrahim’den haberi var yani.....

Bunlar nasıl oluyor???

Cevap: Elma tesadüf, Mandalina tesadüf, Portakal, tesadüf, ineğin süt yapması tesadüf, arının bal yapması tesadüf...Aslında bu yazıları ben değil bilgisayarın klavyesi tesadüfen yazıyor.

Beni görmediğin için beni de inkar edebilirsin. (Ben klavyeyim aslında!)

İbrahim kardeşim, Düşünürsen doğru sonuçlara varabilirsin. Başkalarının nasıl inandığı önemli değil, önemli olan senin inandıklarının hangi temellere oturduğu.. İyi düşünmeler ,doğru sorgulamalar, akıllıca yorumlar diliyorum......

Selam ve dua ile … İmza: Entegreler, devreler, klavye, zaman, tesadüf
Cüneyt Notçuoğlu

SİVAS 2008
www.cuneythoca.com



Konu ile ilgili evrim teorisinin çıkmazları için link http://www.canlilarinevrimi.com/50/50_1.html

You need to a flashplayer enabled browser to view this YouTube video


Yazı özgündür. Kaynak belirtmek suretiyle kullanımı ve yayınlanması serbesttir.


Okunma 12188 defa Son Düzenlenme Perşembe, 26 Nisan 2012 08:42
Bu kategoriden diğerleri: « Dünyanın Ömrü Bilim ve Din »

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

Bu sitenin bütün içeriği Cüneyt Notçuoğlu'na aittir. Kaynak göstererek kullanımı serbesttir...

© Cüneyt Notçuoğlu 2011

Free Joomla Templates designed by Web Hosting Top